Altın Kafes Kına Organizasyon, Kına Gecesi

2005 Yılından bu güne kadar yapmış olduğu organizasyonlar ile TÜRKİYE genelinde geniş bir müşteri yelpazesine sahip olmuştur. Ciddi, kaliteli, tecrübeli ve seçkin personel kadrosu ile zamanında eksiksiz iş anlayışını ilke edinmiştir.
Kına Organizasyon, Kına Gecesi Organizasyonu

 

Müşteri memnuniyetini ön planda tutan, kaliteli ve ekonomik projeler hazırlayan yönetimi sizlerin yanında olmaktan gurur duyar. Organizasyon işi zordur ve önemli datalara ihtiyaç vardır ki; sorunsuz, eksiksiz ve sağlam bağlantılar ile maliyetsiz iş ön planda olsun.

Sizlerden aldığımız manevi güç ile yükseldik ve Kongre, fuar, açılış, konser, festival, eğlence, reklam, matbaa ve tanıtım bünyesine de ismimizi ilk sıralara BÜYÜK harfler ile yazdırdık Sizler ile çalışmayı umut eder, organizasyonlarınızın başarılı geçmesini temenni ederiz.

Altın Kafes Kına Organizasyon, kına gecesi, düğün, davet gibi birçok organizasyonda profesyonel ve her bütçeye uygun hizmet sunar.


 

Web Sitesi: www.altinkafeskina.com

 

Arnavutköy Kına Organizasyon, Avcılar Kına Organizasyon, Bağcılar Kına Organizasyon, Bahçelievler Kına Organizasyon, Bakırköy Kına Organizasyon, Başakşehir Kına Organizasyon, Bayrampaşa Kına Organizasyon, Beşiktaş Kına Organizasyon, Beylikdüzü Kına Organizasyon, Beyoğlu Kına Organizasyon, Büyükçekmece Kına Organizasyon, Çatalca Kına Organizasyon, Eyüp Kına Organizasyon, Esenler Kına Organizasyon, Esenyurt Kına Organizasyon, Fatih Kına Organizasyon, Gaziosmanpaşa Kına Organizasyon, Güngören Kına Organizasyon, Kâğıthane Kına Organizasyon, Küçükçekmece Kına Organizasyon, Sarıyer Kına Organizasyon, Silivri Kına Organizasyon, Sultangazi Kına Organizasyon, Şişli Kına Organizasyon, Zeytinburnu Kına Organizasyon

Antivirüssüz bilgisayarlar kişisel bilgileri açık ediyor

Sanal ortamdaki virüsler nedeniyle bilgisayarlar arızalanırken, en önemlisi de özel bilgilerin güvenliği tehlikeye giriyor. Ne kadar güvenli internet adresi kullanılırsa kullanılsın, bilgisayarda antivirüs programı yüklü olmadığı takdirde özel bilgilerin çalınması olayı yaşanabiliyor.

Bursa’da bilgisayar kullanıcılarına hizmet veren Pratik Servis Teknik Destek Uzmanı Mustafa Akbıyık, antivirüs programı kullanmanın faydalarını anlattı.

Kimlik hırsızlığına ve siber suçlara karşı antivirüs programı seçiminin önemine değinen Akbıyık “Antivirüs programları geliştikçe, kötü amaçlı yazılımlar da bilgisayarınızda güvenlik açıkları arar. Halka açık kablosuz ağları kullanmanız ve internetten sık sık dosya indiriyor olmanız virüslere davetiye çıkarır. E-posta bilgileriniz çalınabilir, özel hesaplarınıza ulaşamayabilirsiniz. Bankacılık işlemlerini internetten yapıyorsanız hesaplarınız tehlike altına girebilir. Bilgisayarınız üzerinden siber suç sayılan eylemler gerçekleştirilmiş olabilir.” şeklinde uyarıyor.

Antivirüs programı seçilirken bilgisayarın performansını düşürmemesine özen göstermek gerektiğini belirten Mustafa Akbıyık, şunları söyledi: “Bazı antivirüs programları, bilgisayarınızın geç açılması ve işlemlerde yavaşlamaya neden olur. İnternete giren çocuğunuz varsa, güvenli internet kullanımı için seçeceğiniz antivirüs programı da ona göre olmalı. Bilgisayarınızda yaptığınız genel güvenlik ayarlarının yanında, çocukların güvenliğine yönelik antivirüs programı kullanmanız zararsız görünen ama tehlikeli yazılımlar içeren sitelere karşı çocuğunuzu korur.”

Kullanılacak antivirüs programının bazı sistemlere ihtiyaç duyduğunu belirten Mustafa Akbıyık, sözlerini şöyle noktaladı: “Antivirüs programı için bilgisayarınızın gerekli özellikleri taşıyor olmasına dikkat edin. Kurulumu ve kullanımı kolay, hızlı tarama yapan, koruma seçenekleri geniş, bilgisayarınızı yormayan bir antivirüs programı seçin. Bilgisayarınıza zarar veren virüs, solucan ve trojanlara karşı geliştirilmiş birçok antivirüs programı bulunuyor. İhtiyaçlarınız doğrultusunda lisanslı bir antivirüs programı kullanarak internetten gelecek tehlikelere karşı önlem alabilirsiniz.”

Samsung Galaxy S4 Mini yolda

Teknoloji devi Samsung’un bayrak gemisi Galaxy serisine küçük boyutlarda yeni bir model ekleyeceği iddia edildi.

İddialar Samsung’un Haziran ayında Londra’da düzenleyeceği yeni ürün tanıtımı duyurduktan sonra ortaya atıldı.

Konuya yakın kaynakların öne sürdüğü iddialar, Samsung’un İngiltere’deki internet sitesinde “Galaxy S4 Mini” modelinin fotoğraflarının görülmesiyle aynı zamana denk geldi.

Yeni modelin fotoğrafları ziyaretçiler tarafından görülmelerinden kısa süre sonra siteden kaldırıldı.

Galaxy S4’ün tanıtılmasından üç ay sonra S4 Mini modelinin açıklanmasının normal olacağını belirten kaynaklar, geçtiğimiz sene şirketin Galaxy S4 ve S4 Mini modelleri için de aynı stratejiyi izlediğini kaydetti.

Cep telefonu abone sayısı 68 milyona ulaştı

Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK), 2013 yılı ilk çeyreğine (ocak-şubat-mart) ilişkin Elektronik Haberleşme Sektörü Pazar Verileri Raporunu açıkladı.

Buna göre, 2013 yılı birinci üç aylık dönemde, Türk Telekom ve mobil işletmecileri yaklaşık 6,2 milyar lira net satış geliri elde etti. Aynı dönemde diğer işletmecilerin net satış gelirleri yaklaşık 1,8 milyar lira oldu.

Yılın ilk üç ayında, Türk Telekom ve mobil işletmecilerin toplam yatırım miktarı yaklaşık 557 milyon lira olurken, diğer işletmeciler tarafından yaklaşık 495 milyon lira yatırım gerçekleştirildi.

Toplam mobil trafik miktarı 42,9 milyar dakika, sabit trafik miktarı ise 4,3 milyar dakika oldu. Bir önceki üç aylık döneme göre mobil arama trafik miktarı yaklaşık yüzde 0,5, sabit arama trafik miktarı ise yaklaşık yüzde 6,5 oranında azaldı. Trafiğin büyük bir kısmını (yüzde 85,7) mobilden mobile giden trafik oluşturdu.

Ocak-şubat-mart döneminde 13,56 milyon sabit telefon abonesi bulunan Türkiye’de, penetrasyon oranı yaklaşık yüzde 17,9 seviyelerine düştü. Bununla birlikte, Türkiye’de ortalama hane halkı büyüklüğü 3,76 olduğu göz önünde bulundurulduğunda, sabit telefon hizmetleri pazarında Türkiye’nin önemli bir kesimine ulaşıldı.

Yılın ilk üç aylık döneminde sabitten arama gelirleri, geçen senenin aynı dönemine göre yüzde 9,4, bir önceki döneme göre yüzde 4,6 oranında düşerek, brüt 1,1 milyar lira olarak gerçekleşti.

Türk Telekom şebekesinden en çok aranan kısa numara 182 (Hastane Randevu), sabit şebekeden en fazla trafik gönderilen ve alınan ülke Almanya oldu.

Birinci çeyrek sonu itibarıyla genişbant internet abone sayısı 20 milyonu geçti. Türkiye internet aboneliğinde ilk üç ayında, bir önceki üç aylık döneme göre yüzde 1,6 artış gerçekleşti. Fiber, kablo ve özellikle mobil internet abonelerinin artmasıyla birlikte internet abone sayılarındaki genel artış eğilimi de devam etti. Toplam internet abone sayılarının yıllık büyüme oranı ise yüzde 22,4 oldu.

Mobil Pazar

Mart ayı sonu itibarıyla Türkiye’de yaklaşık yüzde 89,8 penetrasyon oranına karşılık gelen toplam 67,9 milyon mobil abone bulunuyor. 3G abone sayısı 43,9 milyona ulaştı. 0-9 yaş nüfus hariç olmak üzere mobil penetrasyon oranı yüzde 100’ün üzerine çıktı.

3G hizmetiyle birlikte mobil bilgisayardan ve cepten internet hizmeti alan abone sayısı da aynı dönemler için 8 milyon 941 bin 987’den 12 milyon 358 bin 175’e yükseldi. Bu dönemde toplam mobil internet kullanım miktarı ise 24.233 TByte olarak gerçekleşti.

Bu yılın ilk üç aylık dönemi itibarıyla abone sayısına göre Turkcell’in yüzde 51,33, Vodafone’un yüzde 28,45, Avea’nın ise yüzde 20,22’lik paya sahip olduğu görüldü.

Abonelerinin yüzde 43,9’unu faturalı abonelerin oluşturduğu Avea’nın en fazla faturalı aboneye sahip operatör olduğu görülürken, Avea’yı yüzde 38,6 ile Turkcell ve yüzde 36,5 ile Vodafone takip etti.

Savaşçı robotların yükselişi korkutuyor

Aralarında İnsan Hakları İzleme örgütü ve Nobel Kadın Girişimi’nin de bulunduğu dokuz uluslararası örgüt, “Katil Robotları Durdurun” adıyla başlattıkları kampanyada, insan hayatı konusunda sorumluluğun robotlara bırakılamayacağını ifade ederek, Birleşmiş Milletler’den (BM) insan müdahalesine ihtiyaç duymadan hedef tespit eden ve saldıran robotik silahlara yasak getirmesini istedi.

Robotik silahlar arasında hava savunma sistemleri, insansız hava araçlarının (İHA) gelişmiş modelleri, yüksek çözünürlüklü optik, termal ve kızılötesi kameralarla ve ağır silahlarla donatılmış bilgisayar destekli silahlar bulunuyor.

AA’nın sorularını e-posta yoluyla cevaplayan Nobel Kadın Girişimi’nin kurucularından Nobel Barış Ödülü sahibi Jody Williams, robotların hiçbir zaman insan hayatı üzerinde tasarruf hakkı olmaması gerektiğini belirterek, makinelerin kendi başlarına insanları öldürebilmesi fikrinin kamu vicdanını yaraladığını ve bu tip araçların kullanılmasının da Lahey Sözleşmesi’nin Martens hükmünü ihlal edeceğini dile getirdi. Marten hükmü, uluslararası anlaşmalarla düzenlenmeyen konular için uluslararası kanunlara müracaat edileceğini ifade ediyor. Williams, “Savaşlarda insanların birbirlerini öldürmeleri yeterince kötüyken ölüm kararının tamamen robotların iradesine bırakılması, sınırın aşılması anlamına gelir” dedi.

Diktatörlerin tarafından suistimal edilebilir

Duygudan yoksun olmanın, empati kurmamak ve merhamet duymamak anlamına geldiğini kaydeden Williams, Mısır’da Arap Baharı sırasında kalabalığa ateş açma emrine uymayan askerleri hatırlatarak, diktatörler tarafından programlanmış makinelerin aynı yönde karar vermeyeceğinin altını çizdi.

İnsan Hakları İzleme örgütü temsilcisi Mary Wareham, AA’ya yaptığı değerlendirmede, insani muhakemeden yoksun robotların, koşullara göre karar verme yeteneğinin olamayacağına işaret ederek, robotların savaş alanının gerektirdiği karmaşık ve kanuni tercihleri anlamakta yetersiz kalacağı, asker ve sivil arasındaki farkı tespitte ve saldırının ölçüsünü ayarlamakta başarısız olacağını söyledi.

Robotların kullanımıyla ilgili doğacak yasal boşluğa da dikkati çeken Wareham, bu robotların fiilerinden doğacak sorumluluğun kimin üzerinde olacağının belirsizliğine işaret ederek, “Yasal bağlayıcılık olmazsa, sivillerin korunması konusunda taraflar daha dikkatsiz davranacaklar, robotların eylemleri sonucunda zarar görenlerin adalet talepleri tam olarak yerine getirilemeyecek” dedi. Otonom robotların askeri maksatlarla kullanımının yeni bir silahlanma yarışını başlatacağını belirten Wareham, robotların kullanılması ile asker zayiatının azalacağını, bunun da silahlı saldırıları ve savaşları artıracağını kaydetti.

Olumlu olabilir

İnsan hakları savunucuları “katil robotlar”ın geliştirilmesi ve üretilmesinin yasaklanması yönünde çabalarını sürdürürken, savaşlarda otonom robotların kullanılmasının olumlu sonuçlar doğuracağını savunanlar da var. The Economist dergisinin editörlerinden Tom Standage, Democracy Now programına verdiği demeçte, doğru programlanmış robotların, öfke ve heyecan gibi insani duygular taşımayacakları için, tecavüz ve savaş suçları işlemeyeceklerini savunuyor.

BM İnsan Hakları Konseyi: Önlem alınmalı

BM İnsan Hakları Konseyi, geçen ay yayımladığı raporda, “Ölümcül Otonom Robotlar” olarak adlandırdığı yeni nesil silahlara dikkati çekerek, uluslararası kamuoyundan bu robotların üretim ve kullanımı konusunda gerekli düzenlemeleri bir an önce yapmasını istedi.

Yeni nesil robotların kullanımının, insan hayatı için yeni bir tehlike olduğu ifade edilen raporda, insan öldürmenin doğurduğu yasal ve ahlaki sorumluluklara değinilerek, bu robotların geliştirilmesine katkıda bulunan tüm kurum ve kuruluşlar, kararlarının sonuçlarını etraflıca düşünmeye davet edildi.

Mevcut çalışmaların çoğunun gizli yürütüldüğü vurgulanan raporda, geliştirilen robotların çoğu silahsız olduğu için herhangi bir düzenlemeye ihtiyaç olmadığı yönündeki iddialara cevap olarak, insansız hava araçları gibi başlangıçta silahsız olan robotların, düşman karşısında avantaj sağlamaları durumlarda silahlandırılarak askeri amaçlar için kullanılabileceğine dikkati çekildi.

Mevcut örnekler

Otonom savaşçı robotlara örnek olarak ABD tarafından kullanılan Phalanx CIWS ve C-RAM savunma sistemleri, yine ABD tarafından geliştirilen Northrop Grumman X-47B ve İsrail tarafından seri üretimi yapılan Harpy insansız hava araçları ve Güney Koreli Samsung şirketi tarafından üretilen ve Kuzey ve Güney Kore arasındaki askerden arındırılmış bölgenin güvenliğini sağlamakta kullanılan robotlar gösteriliyor.

İHA’ların yaygınlaşmasıyla savaşçı robotların üretimi ivme kazandı

İHA’lar, savaşçı robotların geliştirilmesinde kilometre taşı olarak görülüyor. Uydu sinyalleri aracılığıyla uzaktan kumanda ile yönetilen İHA’lar, bugün başta ABD olmak üzere pek çok ülke tarafından kullanılıyor. 2008 yılından beri savunma sanayisinin vazgeçilmezleri arasına giren İHA’lar, ABD ordusu tarafından Pakistan, Somali ve Yemen gibi yönetim zaafı bulunan ve Amerikan askerleri açısından tehlikeli olan bölgelerde yürütülen operasyonların temel aracı halini geldi.

Sivil kullanım alanı da giderek genişleyen İHA’lar, bugün Güney Afrika’dan İsrail’e, aralarında Türkiye’nin de bulunduğu onlarca ülke tarafından üretilebiliyor. Savunma sanayisi tarafından üretilen İHA’lar, savaş uçaklarına nazaran daha düşük taşıma kapasitesine sahip ancak yüksek manevra yetenekleri, ses hızına ulaşan süratleri, yüksek isabet oranları ve uçaklara göre radara yakalanma ihtimalinin daha düşük olmasıyla dikkati çekiyor.

İnsansı ve hayvansı robotlar

Askeri amaçlarla üretilenler robotların yanında lojistik maksatlı insanı ve hayvansı robot geliştirme çalışmaları da sürüyor. Sektörün öncülerinden Amerikan Boston Dynamics şirketi, şimdiden dört ayağı üzerine hareket eden ve oldukça gelişmiş denge mekanizmasına sahip robotlar üretmiş durumda. “Büyük Köpek” adını verdikleri ve Amerikan askerlerine malzeme taşıma konusunda yardımcı olacağı belirtilen robot, 150 kilo yükle zor arazi koşullarında saatte 2,5 kilometre yol alabiliyor. Aynı şirketin ürettiği robotlardan bir başka dikkat çekici olanı ise “Atlas” adı verilen insansı robot. Arazi robotu olarak tasarlanan Atlas, iki ayağı üzerinde yürüyecek ve duyarlı elleri sayesinde birçok aleti kullanabilecek.

Karınca toprağından yoğurt ve peynir yaptılar

Ceyhan’da TÜBİTAK destekli yapılan Bilim Fuarında birbirinden ilginç projeler İmam-Hatip Lisesinde sergilendi

TÜBİTAK destekli Bilim Fuarında İmam-Hatip Lisesi öğrencileri yaptıklarıyla kendileriyle adeta yarıştılar

İmam-Hatip Lisesi bahçesinde sergilenen fuarda 150 öğrencinin ortaya koyduğu birbirinden güzel 60’a yakın proje halkın beğenisine sunuldu.

Bilim Fuarında; kantara son, karınca toprağından peynir ve yoğurt mayalama, çok amaçlı masa, su tasarrufu, karanfilin renk değiştirmesi, orman yangınlarına acil müdahale, uzaktan kumandalı gırgır, pedallı musluk, saç toplar, karıştırıcı, TRT’de yayınlanan Keloğlanın Adminopteri esinlenerek atık malzemelerden yapılan maket helikopter gibi 60 yakın proje sergilendi.

Öğrencilerin kendi imkanlarıyla kendi projelerini yaptığı bu projeler Ceyhan halkının beğenisine sunulmuş durumda.

TÜBİTAK’TAN TEKLİF BEKLİYORUZBirkaç aylık emeğin ürünü olan projeler TÜBİTAK tan da teklif bekliyor.

Kaymakam Gürbüz Karakuş ve Belediye Başkanı Hüseyin Sözlü ve misafirler standları tek tek gezerek yapılan projeler hakkında öğrencilerden ve idarecilerden bilgi aldılar.

TOPRAKTAN, YOĞURT MAYALAMAÖzellikle fuarda öğrencilerin yaptığı, karınca toprağından peynir ve yoğurt mayalama ilgi gördü.

İlginç olduğu kadar farklı bir proje olan yoğurt ve peynir mayalanması için demir minerali yönünden zengin olan karınca toprağının karıncaların ağzıyla dışarı çıkarttığı taze toprak olması gerekiyor.

Bu toprağın yoğurdu ve peyniri mayalamasının sebebini, topraktaki ayrıştırıcı bakterilerin bulunması olarak açıklıyor proje mimarı lise son sınıf öğrencisi Müslüm…

Karınca toprağında yapılan yoğurdun, normal yoğurttan farklı olarak biraz ekşimsi bir tadı var.

Okul idaresi yaptığı açıklamada, bu bilim fuarıyla öğrencilerin kendi düşüncelerini ortaya koyup kendilerini araştırmaya yöneltmek ve geliştirmek. Ve kendi düşüncelerini ortaya koyarken de kendilerine olan güvenlerini kazanmaları olarak amaçlarını ortaya koyuyorlar.

Fareler ‘iki ayrı dünya’ görüyor

Bu özelliğin, avcılara karşı önlem alabilmek için farelerin gözetleme yeteneğini geliştirdiği ifade edildi.

Farelerin, dünyayı iki ayrı görüntüde algılayabildiği anlaşıldı. Almanya’nın Tübingen kentinde bulunan Max Planck Biyolojik Sibernetik Enstitüsü’nde görevli bilim insanları, farelerin koşarken gözlerini zı yönlere hareket ettirebildiğini fark etti.

Minyatür kameralarla göz hareketleri yakın çekimde takip edilen farelerin, farklı görüntüleri insanların yapabildiği gibi tek bir görüntüde bir araya getiremediği belirtildi. Tersine, fareler nereye bakarsa baksın, gözlerinin üzerinde kalan alanın görüntüsü her zaman görüşlerinde beliyor. Bu özelliğin, kuş gibi avcılara yem olmamak için ortaya çıkan bir özellik olduğu düşünülüyor.

Birçok memeli gibi farelerin gözleri de kafalarının yan taraflarında bulunuyor. Bu sayede çok geniş bir görüş açısı elde etseler de, üç boyutlu görüntü elde edilebilmesi, iki gözle elde edilen görüntülerin üst üste gelmesiyle sağlanıyor. Bu durum, birçok memelinin aynı anda hem iki gözle görüşü hem de geniş açılı görüşü bir araya getirmesini gerektiriyor.

İŞLEM AYNI İŞLEV FARKLI

Alman bilim insanları, serbest hareket halindeki farelerin kafalarına sadece 1 gram ağırlığında minyatür kameralar yerleştirdi. Farelerin göz hareketleri anında gözlemlenirken, görüş çizgileri de anlık olarak kesin bir şekilde tespit edildi.

İncelemeler, her ne kadar farelerin görsel bilgileri diğer memelilere benzer şekilde işledikleri bilinse bile, gözlerinin tamamen farklı hareket ettiklerini gösterdi.

Araştırmada yer alan Jason Kerr, “İnsanlar kafa hareketini sabitleyen ve gözlem yapılmasını sağlayan bir şekilde gözlerini hareket ettirir. İki gözümüz de hareket eder ve tek bir nesneyi izler. Farelerde ise gözler genelde zıt yönlerde hareket ediyor” dedi.

Science Daily’nin haberine, fareler üzerinde davranışsal deneyler yapan sinir bilimciler, göz hareketlerinin ağırlıklı olarak kafa hareketlerine bağlı olduğunu belirledi. Kerr, “Kafa aşağı bakarken, gözler geriye gidiyor. Fare kafasını kaldırdığında, gözler öne bakıyor, kısaca şaşı bakıyorlar. Eğer kafasını yana çevirirlerse, aşağıdaki göz yukarı,yukarıda kalan göz aşağı bakıyor” açıklamasını yaptı.

KUŞ TEHDİDİNE KARŞI OYNAK GÖZLER

İnsanlar, gözlerin baktığı yön mükemmel bir hizaya dayanıyor. Aksi takdirde nesneler görüntüde sabitlenemiyor. Farelerde ise zıt göz hareketleri, bakış açısının yatay düzlemde 40, dikey düzlemde ise 60 derece değişmesine neden oluyor.

Bu farklı kafa ve göz hareketleri, farelerin sürekli olarak görüş alanlarında gözlerinin üzerinde kalan alanı da görmelerini sağlıyor.

Bilim insanları, farelerin bu görüş özelliğini, kendilerine en büyük tehdidi oluşturan kuşlara karşı geliştirdiklerini düşünürken, hayatta kalma şansını da önemli ölçüde artırdığını belirtiyor.

Antivirüs kapatan virüs!

Bilgisayar korsanlarının son zamanlarda yarattığı en tehlikeli zararlılardan olan Beta Bot, bilgisayarı son derece gelişmiş bir yöntem kullanarak ele geçiriyor: Bir kez bilgisayara indirildikten sonra tanıdığı 30 anti virüs yazılımından hangisinin yüklü olduğunu tespit ediyor. Daha sonra tanınmamak için yüklü anti virüs programını kapatıyor.

Anti virüs programını kapatmak için yönetici haklarına ihtiyaç duyan Beta Bot, bu hakları bizzat kullanıcıdan alıyor. Bir hata mesajı yayınlayarak hasarlı bir klasörü tamir etmek için kullanıcıdan yönetici hakları vermesini talep eden zararlı, Windows hata mesajlarına çok benzeyen mesaja inanan kullanıcıları rahatlıkla kandırıyor. Bir kere kullanıcı haklarını elde ettikten sonra zararlı, aktif anti virüs yazılımını etkisiz hale getiriyor.

Bu noktadan sonra zararlı asıl görevini yerine getirmeye başlıyor: Bilgisayarı DDoS saldırılarında kullanıyor, dışarıdan erişim sağlıyor. G Data firmasından güvenlik uzmanlarının belirttiğine göre Beta Bot kara borsada yaklaşık 500 Euro’dan satılıyor. Uzmanlar, bu kadar etkili bir zararlı için bunun gayet uygun bir fiyat olduğunu belirtiyorlar.

Pek, zararlıdan korunmak için ne yapmak gerekiyor? Öncelikli olarak anti virüs yazılımınızın güncel olduğundan emin olun. Facebook, Twitter ve benzeri sitelerde karşınıza çıkan bağlantıları, AVG LinkScanner benzeri bir araçla tarayın. Son olarak birdenbire sizden yönetici ayrıcalıkları isteyen mesajlara karşı tetikte olun. Hakları hangi programın talep ettiğini belirlemeden istekleri onaylamayın. En ufak bir şüpheniz dahi varsa, bu tür talepleri onaylamayın.

İslam düşmanı grubu hacklediler

Grup, Müslüman ve camilere düzenlenen haksız saldırılara tepki göstermek için İngiltere’de eylemler düzenleyen ırkçı İngiliz Savunma Ligi’ne internet sitesinden sert dille uyardı. Hacker Grubu, EDL’nin üst düzey yöneticilerinin kişisel bilgilerini ve cep telefonu numaralarını da yayınladı. Uyarı mesajını video paylaşım sitesi Youtube yüklediği video ile duyuran Hacker Grubu, aşırı sağcı grubu bir İngiliz askerin öldürülmesini fırsat bilerek nefret ve kinci fikirlerini yaymakla suçladı.

Grup üyeleri mesajlarında ‘Sistematik ve kapsamlı olarak bu tutkunuzu yok etmeye devam edeceğiz’ uyarısı yaptı. Yaklaşık 3 dakikalık videoda Hacker Grubu, EDL üyelerine ‘Yalan, haksızlıklarınıza ve gençlerimizi daha fazla radikalliğe sürükleyen budalalığınıza izin vermeyeceğiz. İngiliz halkına, üyelerinize ve bütün dünyaya hatalarınızı ve sansürlemeye yönelik girişimlerinizi ifşa edeceğiz. Başarılı olamayacaksınız. Bunu tam bir güvenceyle söylebiliriz’ ifadeleri yer aldı. Geçtiğimiz pazartesi günü yaklaşık 1000 kişilik ırkçı İngiliz Savunma Grubu üyesi, Londra’daki Başbakanlık binasının önünde İslam karşıtı gösteri yapmıştı. İngiliz asker Lee Rigby’nin geçen hafta Müslüman oldukları iddia edilen iki Nijeryalı tarafından sokak ortasında öldürülmesi İngiltere’de aşırı sağcıları harekete geçirmiş, olayın ardından ülkedeki çok sayıda camiye saldırı düzenlenmişti.

Arena’nın zemin sorununu üniversiteliler çözdü

Proje ile milyon dolarlık çim ithali yerine, suni ışıklandırma ile zemine çok daha iyi kök salabilen çimlendirme yapılabiliyor. Özel bir su tahliye sistemiyle de maçlarda oyuncular göle dönmüş sahada mücadele etmek zorunda kalmayacak.

Özellikle Galatasaray’ın maçlarını oynadığı Türk Telekom Arena Stadı’nın zemin problemi Şampiyonlar Ligi maçları sırasında öne çıkmıştı. İç saha olmasına karşın Galatasaray, rakiplerine karşı bu avantajını kötü zemin nedeniyle kullanamamıştı. Arena’nın zemin probleminin çözümü için, yurt dışından çim getirilmesi, çatının açılması ya da zeminin yeniden yapılması gibi önlemler tartışıldı. Ancak bunların hiç biri şu ana kadar çözüm getirmedi.

Yıldız Teknik Üniversitesi Alternatif Enerji Kaynakları Teknolojisi Bölümü bir grup öğrenci, 4 ay önce bu soruna çözüm için yola çıktı. Derslerden sonra eve gitmek yerine laboratuvarda adeta kamp kuran Muhammet Parlar, Burak Güneş, Güney Sezgin hocaları Öğretim Görevlisi Alpaslan Demirci ile birlikte Ekostat Projesi için yoğun bir uğraş verdi. Statlardaki genel zemin ve aydınlatma sorunları, laboratuvar ortamında test edildi. Sorunlar, simüle edilerek laboratuvar ortamında canlandırıldı. Böylece ortaya, takımlara korkulu anlar yaşatan çim ve aydınlatma gibi konuları çözen dikkat çeken bir yöntem çıktı. Elektronik koordinasyon sistemiyle çalışan uygulamada sahanın her yanındaki çimlere LED ışıklar verilerek güneş ışığı almaları sağlanıyor. Bu ışıklar özel bir raylı sistemle sahanın her yanına taşınabiliyor. Raylı sistem tribün altına ya da saha zeminine gömülebiliyor. Fan sistemi kurularak sahanın ihtiyacı olan hava sağlanmış oluyor. Açılıp kapanabilen çatı, güneş enerjisini dönüştüren PV panelleri de sistemin tamamlayıcısı olarak kullanılıyor. Zeminde biriken yağmur suları, çimlerin altına yapılmış ızgaralarla tahliye edilebiliyor.

TÜRKİYE ŞARTLARINDA YETİŞEN ÇİMLER LED AYDINLATMA İLE BÜYÜTÜLECEK

Ekibin danışmanı Öğretim Görevlisi Demirci, sistemin aydınlatma, zemin ve beraberindeki unsurlarla bütün halinde uygulandığını belirterek projenin Türkiye’de ihtiyaç duyulan bütün statlarda 5-6 milyon liralık bir yatırım ile uygulanabileceğini söyledi. Yurt dışından çok yüksek bedellerle çim getirtmek yerine, İstanbul’daki iklime uygun çimlerin özel bir aydınlatma ile köklendirilmesini amaçladıklarını anlatan Demirci, led ışıklarla bunda başarılı olduklarını anlattı. Demirci, raylı sistemle taşınan ışık aparatlarının statlara monte edilebildiğini ve yer kaplamayan ergonomik bir kullanım sağladığını belirtti. Zeminde yağmur sularının birikmesinin tarla görüntüsü oluşturduğunu da belirten Demirci, “Statlarda kaliteli çim kullanmadan önce buraların fiziki yapısının analiz edilmesi ve ona göre çözüm üretilmesi gerekiyor. Yeteri kadar güneş ışığı alıyor mu? Hava sirkülâsyonu istediğimiz seviyede mi gibi sorular cevaplandıktan sonra diğer unsurlara bakmak gerekiyor” dedi.

Sistemin, çimler için hava akışını sağlayan fan sistemi, raylı sistem, açılır-kapanır çatı, PV paneller gibi unsurları barındırdığını belirten Demirci, “Bu panellerden elde edilen güneş enerjisi ile hem aydınlatma, hem de soğutma yapılabiliyor. Artanı da elektrik idaresine satılıyor. Aksi halde yıldız bir futbolcu alıp da oynatamamak gibi bir durum oluşur. Drogba olayında bunu TT Arena’da gördük. Bu yatırımı bir sefer yaparsak 2020 Olimpiyat Oyunları’nda ve takip eden yıllarda daha başarılı oluruz.” ifadesini kullandı.

YILDIZLARI GETİRİYORUZ AMA REZİL OLUYORUZ

Projede çalışan öğrenciler de emeklerinin hayata geçirilmiş halini görmek istiyor. Özellikle TT Arena’da uygulanması durumunda yöntemin başarılı olacağına inandığını belirten Burak Güneş, “Yıldızlar getiriyoruz ama rezil oluyoruz. O yüzden bu sorunun çözümü için Arena’da kullanılmasını isterim.” dedi.

Soyuz TMA-09M uzay aracının tarihi başarısı

Uzay aracı, daha önce 48 saatte aldığı mesafeyi 6 saate indirdi. Rus, İtalyan ve ABD’li astronotlardan oluşan ekibi taşıyan uzay aracı başarıyla fırlatılaradı. Astronotlar; Rus Fyodor Yurçihin, ABD’li Karen Nyberg ve İtalyan Luca Parmitano’yu taşıyan Soyuz TMA-09M Rus uzay aracı, Uluslararası Uzay İstasyonu’na ilk kez 6 saat gibi kısa bir zamanda hedefine ulaştı. Uzay aracı, yerel saatle gece 2.31’de Baykonur’dan gönderildi. Geliştirilen kapsülle daha önce 48 saatte varılan hedef, 6 saate indi. TMA-09M uzay aracı 6 saatte Uluslararası Uzay İstasyonu’na kenetlenerek görevini başarıyla tamamladı.Yeni ekip geçtiğimiz Mart ayından beri Uluslararası Uzay İstasyonu’nda görev yapan Expedition 36 mürettebatına destek verecek.

Sarıgül’den Gürsel Tekin’e adaylık göndermesi

9 Eylül’de Mustafa Sarıgül’ün CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’yla el ele helikopterden inerek TT Arena’da İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı için adaylığını açıklayacağı iddia edilmişti. CHP’nin İstanbul adaylarından biri olarak gösterilen isimlerden Gürsel Tekin de “CHP yakıtınız bittiğinde ikmal yapabileceğiniz bir istasyon değildir. CHP ciddi bir siyasal partidir. Kapımız herkese açıktır.” yanıtını vermişti.

SARIGÜL: BÜYÜK ADAMLARLA İŞİM OLMAZ

O günden bugüne sessizliğini koruyan Şişli Belediye Başkanı Mustafa Sarıgül Radikal’e konuştu. Sarıgül, Tekin’in benzinli istasyonlu benzetmesine yanıt vermek istemedi. Ama sessizliğini korurken kullandığı ifadeler dikkat çekiciydi. Sarıgül, Tekin için, “Benim büyük adamlarla işim olmaz. Ben fakir fukara bir adamım.” dedi.

KILIÇDAROĞLU İLE RANDEVU İDDİALARINA YANIT YOK

Baykal’ın Genel Başkanlığı döneminde CHP’den ihraç edilen Mustafa Sarıgül’ün CHP’den İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı’na aday gösterilebileceği konuşuluyor. Bu sebeple kısa süre içinde Kemal Kılıçdaroğlu’nun Mustafa Sarıgül ile bir araya geleceği iddia ediliyor. Sarıgül randevu ile ilgili soruları da yanıtsız bırakıyor. Gürsel Tekin ise CHP’nin eski İstanbul il başkanı. Kılıçdaroğlu ile yeni CHP’nin sembol isimlerinden birisi. Tekin’in resmen açıklanmasa da Mart’taki yerel seçimlerde İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı’na aday olmak için hazırlık yaptığı çevresi tarafından reddedilmiyor.

Erdoğan : Gezi Parkı için kararı verdik

Dün Taksim’deki yayalaştırma çalışmaları kapsamında Gezi Parkı’nda yapılan düzenlemeler çok sayıda vatandaş tarafından protesto edildi. Gezi Park’ında nöbet tutan çok sayıda vatandaş görevlilerin düzenleme yapmasına izin vermedi. Bugün 3. Köprü’nün temel atma töreninde konuşan Başbakan Erdoğan’ın gündeminde Gezi Parkı’ndaki eylemler de vardı. Başbakan törende Gezi Parkı’nda ağaç kesilmesin diye eylem yapanlara seslendi.

“ORASI İÇİN KARAR VERDİK. YAPACAĞIZ.”

Erdoğan, konuşmasında Gezi Parkı ile ilgili olarak şunları söyledi:

”Biz laf üretmiyoruz. Biz iş üretiyoruz. İşte birileri geliyor. Taksim meydanında Gezi Parkı’nda şöyle olmuş böyle olmuş. Ne yaparsanız yapın. Biz kararı verdik. Eğer tarihe saygınız varsa, önce o Gezi Parkı denilen yerin tarihi nedir onu araştır bak. Orada tarihi yeniden ihya edeceğiz. Orayı tamamiyle yayalaştırarak insanoğlunun emeğine sunacağız. Şu anda Ak Parti iktidarı döneminde, belli yaş gruplarında diktiğimzi ağaç miktarı, fidan 10 yaş grubu üzeri, 5 yaş grubu üzeri ağaçlar olmak üzere yaklaşık 2,5 milyardır.”

3. Köprü’nün adı Mimar Sinan olsun

İstanbul’un fethinin 560. yıl dönümünde Fatih Sultan Mehmet Köprüsü’nün ismiyle ilgili İstanbul Kültür ve Turizm Müdürü Ahmet Emre Bilgili’den bir öneri geldi. ‘Fatih Sultan Mehmet’ isminin uzun olması sebebiyle pek çok kişi tarafından kullanılmadığını ya da kısaltılarak kullanıldığını belirten Bilgili, “Kullanmadığımız bir isim, hiçbir anlama gelmiyor. Yerine ‘Sultan Fatih Köprüsü’ ismini öneriyoruz.” dedi.

‘İKİNCİ KÖPRÜNÜN ADI ÇOK UZUN’

Fatih Sultan Mehmet Köprüsü isminin değiştirilmesini önerdiklerini ifade eden İstanbul İl Kültür ve Turizm Müdürü Prof. Dr. Ahmet Emre Bilgili, ismin uzun olması nedeniyle çoğu kişi tarafından kullanılmadığını dile getirdi. Bilgili, “Hiç kimse ‘Fatih Sultan Mehmet Köprüsü’nden geçelim.’ demiyor. Ya ikinci köprüden ya da kısaltarak FSM Köprüsü’nden geçelim.’ diyoruz. Kullanmadığımız bir ismin bulunması hiçbir anlama gelmiyor. Yerine kullanılabilir bir isim öneriyoruz. O da ‘Sultan Fatih Köprüsü’ Sultan Fatih Köprüsü, hem Fatih Sultan Mehmet Han hazretlerine işaret eder, hem de onu kısaltmaz. Fatih Sultan Mehmet Han’ın o köprüde isminin yaşatılması için bu öneriyi fethin 560. yıl dönümünde getiriyoruz.” ifadelerini kullandı.

‘ÜÇÜNCÜ KÖPRÜNÜN ADI MİMAR SİNAN OLABİLİR’

Üçüncü köprü ile ilgili de tahminlerini dile getiren Bilgili, “Önemli olan doğan çocuğa güzel bir isim koymaktır. Büyük mimarımız Mimar Sinan, camiler, hanlar, hamamlar yaptığı gibi köprüler de inşa etmiştir. Mimar Sinan’ın ilk yaptığı şey köprülerdir. Bu yüzden üçüncü köprüye ‘Koca Sinan’ ya da ‘Mimar Sinan’ isimleri verilebilir diye düşünüyorum.” ifadelerini kullandı.

Okmeydanı’nda Başbakan’ın gelişi öncesi eylem

Başbakan Erdoğan’ın gelişi öncesi Okmeydanı Şark Kahvesi civarında toplanan yüzü maskeli bir grup, polise taş ve molotof kokteyli ile saldırdı.

GAZ YERİNE BOYALI MERMİ

Okmeydanı’nda yapılacak açılış öncesi gaz sıkmamaya özen gösteren polis, göstericileri boyalı mermi atarak uzaklaştırmaya çalıştı. Okmeydanı’nda Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın Okçuluk Spor tesisi açılışına katılımı öncesinde hareketli saatler yaşandı. Şark kahvesi civarında toplanan yüzü maskeli bir grup, polise sapanla taş ve molotof kokteyli attı.

Açılış öncesinde gaz kullanmamaya özen gösteren polisler, göstericileri dağıtmak için boyalı mermi kullandı. Polise molotof kokteyli atarak eylemlerini sürdüren göstericilerin bir süre sonra biber gazı ile müdahale edildi. Okmeydanı’nda hareketli saatler devam ediyor.